Neden Tarım Orman Liyakat ve Kariyer Sendikası?

Sendika kurma hakkı Anayasamızın Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler başlıklı üçüncü bölümünün altında bulunan 51 inci maddede düzenlenmiş, çalışanların ve işverenlerin ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahip olduğu ifade edilmiştir. Mezkur maddenin dördüncü fıkrasında işçi niteliği taşımayan kamu görevlilerinin bu alandaki haklarının kapsam, istisna ve sınırları gördükleri hizmetin niteliğine uygun olarak kanunla düzenleneceği belirtilerek, memurların da toplu sözleşme yapma hakkına sahip oldukları bir sonraki maddede açıklığa kavuşturulmuştur. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 6 ncı maddesinde ise “Sendika ve konfederasyonlar önceden izin almaksızın serbestçe kurulurlar.” hükmüne amir olup maddenin devamında sendika tüzüğü ve kamu görevlisi olduklarını gösterir belge ile sendikayı ilk genel kurula kadar sevk ve idare edeceklerin isimlerini kuruluş dilekçelerinin ekinde sendika merkezinin bulunacağı ilin valiliğine verilmesi ile sendikaların tüzel kişilik kazanacağı belirtilmiştir. Böylece memurlar için sendika kurma hakkının kapsam ve şekli düzenlenmiştir.

Hak kavramını kabul eden temelde iki yaklaşım bulunmaktadır: irade teorisi ve menfaat teorisi. Alman hukukçu Savigny ve öğrencisi Windscheid tarafından ortaya konan irade teorisine göre hak, hukuk düzenince tanınan ve korunan kişiye ait bir irade kudretidir. Savigny’e göre, hak kişiye ait irade kudreti olup hakkı yaratan, kişinin iradesidir. Bu teoriye yöneltilen en önemli eleştiri hakkın iradeye bağlanması yetersiz ve elverişsizdir. Örneğin, akıl hastalarının veya irade kudretine sahip olmayanların hak sahibi olamayacağı sonucu ortaya çıkmaktır. Oysaki mevcut hukuk düzenleri irade sahibi olmayanların hak sahibi olmalarına cevaz vermektedir. Alman hukukçu Jhering tarafından savunulan menfaat teorisi ise, hakkın özü menfaattir, bu nedenle hak da hukuken korunan kişisel menfaattir söyleminde bulunmaktadır. Ancak bireylerin korumak isteyecekleri her menfaatlerinin hak olarak kabul edilmeyeceği açıklaması üzerinden bu teori de çokça eleştiri almıştır. Gerçekten de kişilerin ekonomik veya ticari faaliyetlerini korumak ve onları geliştirmek gibi bir menfaatleri olmakla birlikte bunlara yönelik hukukun koruduğu bir hak her zaman söz konusu olmaz. Bu iki teoriyi birleştiren karma teori ise Alman hukukçu Jellinek tarafından öne sürülmüştür. Bir menfaatin hak olarak kabul edilebilmesi için hukuk tarafından korunması gerektiğini söyleyen Jellinek, bu hukuki korumanın hak sahibi kişinin de iradesine bağlı olduğunu ifade etmiştir.

Konumuza yani neden sendika kurma ihtiyacı duyduğumuz meselesine gelecek olursak, sendika kurma fikrini mesai arkadaşlarımla ilk paylaştığımda olumlu cevaplar aldım ve her sorduğum arkadaşım bu fikre sıcak baktığını belirtti. İlk başlarda ağırdan aldım, sendika kuruluş işlemlerine ne zaman başlayacağız soruları sıklaştığında özellikle bir arkadaşımın ısrarlı soruları üzerine artık irade teorisinin vurguladığı hakkı kullanma iradesinin teşekkül ettiğini hissetmeye başladım. Sendika bir tüzel kişilik olması ve kolektif irade ile kurulabilmesi yani tek bir gerçek kişinin iradesinin yeterli olmaması kuruluş için en az yedi gerçek kişinin iradesinin ortaya konulması gerektiği düşünüldüğünde sendika kurmaya istekli olanların varlığı sendika kurmaya ihtiyaç olduğunun sarih bir işaretiydi. Sendikalı olmanın menfaatleri zaten kanunda yazılıydı, hukuk düzeni sendika kurma hakkına çok sayıda menfaat bağlamıştı. Artık irade de vardı. Kendilerine minnettar olduğum kurucu üye olan arkadaşlarımızın iradesi ve isteği sendika kurmanın önemli bir ihtiyaç haline hatta bir gereklilik haline geldiğini izhar ediyordu. Böylece 2 Mayıs 2025 tarihinde sendikamız kuruldu ve 14 Temmuz 2025 tarihi itibariyle de üye kabul işlemlerine başlandı.

Sendikamız yakın mesai arkadaşlarının katılımıyla ve bir aile ortamı içinde üyelerinin her türlü sorun ve istekleri ile ilgilenen bir bakış açısıyla oluşturuldu. Tarım ve orman hizmet kolu içinde görev yapan her meslek grubunun ve ünvanın hak ve taleplerinin savunucusu olduğu gibi hiçbir ayrım gözetmeden kamu görevlilerinin hak ve menfaatlerini kollamayı kendine şiar edindi.

Sendikamız ülkemize ve milletimize hayırlı olsun.

Sevgi ve saygılarımla,

Cihangir B. AKSAKAL

TOLK-SEN Geçici Genel Başkanı

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top