Aynı Masadan Notlar-Başlarken

Aynı Masadan Notlar-Başlarken

Aynı masa, yeni bakış.

Aynı Masadan Yeni Bir Başlangıç Mümkün mü?

Ben sıradan bir kamu çalışanıyım.

Sorumluluğunu yerine getirmeye çalışan, bazen işimi mi yapayım yoksa insanları mı idare edeyim diye bocalayan, yine de yaptığı işin anlamlı olmasını isteyen biriyim.

Dosyalar, yazışmalar ve toplantılar arasında ve bazen oldukça sakin geçen günün sonunda “Gerçekten neyi değiştirdim?” diye kendine soran biriyim.

İlerliyor muyum, geriliyor muyum (iki anlamda da), yoksa sadece çok düzenli bir şekilde yerimde mi sayıyorum diye düşünen biriyim.

Dıştan çok sakin ve ne yaptığını bilen görünse de (çok rahat, çok profesyonel) içten içe “Ben ne yapıyorum, nereye gidiyorum?” diye sorgulayan biriyim.

Yaptığı işin sadece tamamlanmış olmasını değil, anlamlı olmasını isteyen biriyim.

Potansiyelini kullanıp kullanmadığını kendine dürüstçe sormaktan çekinmeyen biriyim.

Bazen yanlış yaparım korkusuyla geri duran, bunun kurumu da kendimi de büyütmediğini fark etmiş biriyim.

Aynı zamanda bir ev idare eden, iş ile hayat arasında denge kurmaya çalışan biriyim.

Ben, çocuğunun sorularına cevap verirken kendi sorularını da içinde taşıyan biriyim.

Ve belki de en önemlisi, bu soruları tek başına taşımak istemeyen biriyim.

Çünkü biliyorum ki aynı masalarda, aynı dosyaların arasında, aynı tereddütleri yaşayan başka insanlar da var.

Belki hepimiz işimizi yapıyoruz. Ama içimizde başka bir şey daha kıpırdıyor:

Daha anlamlı olmak…

Daha cesur olmak…

Daha görünür olmak…

Belki de başlangıç, masayı değiştirmek değildir. Aynı masaya başka bir niyetle oturabilmektir.

Ve evet…Ben artık yerimde sayarak değil, bilinçli bir şekilde adım atarak ilerlemek istiyorum.

Aynı masadan…Ama aynı yerden değil…

Belki de asıl soru şudur:

Gerçekten bir başlangıç yapmaya, hem de aynı masadan, hazır mıyız?

Bir Kamu Çalışanı

12.02.2026-Ankara

Scroll to Top