Çimlerin üzerinde ve Meyve Ağaçlarının Arasında Aylaklık

Kitap Kulübümüzün üçüncü toplantısını nihayet açık havada gerçekleştirebildik. Bu ayki konuğumuz yine Nobel ödüllü yazarlardan Bernard Russell, kitabımız ise Aylaklığa Övgü

Bernard Russell İngiliz filozof, matematikçi, tarihçi ve toplumsal eleştirmendir, 1950 yılında Nobel Ödülü almıştır ve matematiksel mantık ve felsefe çalışmaları ile tanınmaktadır, ayrıca analitik felsefenin kurucularındandır.

Kitabı okuduktan sonra, çoğu zaman tembellik, amaçsızlık ya da zaman kaybı olarak algılanan “Aylaklık” eylemine Bernard Russell’ın farklı bir anlam yüklediğini görüyoruz. Ona göre insan yaşamı sadece çalışmaktan ibaret olmamalıdır; bireyin kendisini gerçekleştirebileceği, okuyabileceği, sanatsal ve kültürel faaliyetlere katılabileceği boş zamana ihtiyacı vardır.

Meyve ağaçlarının gölgesindeki kitap kulübü buluşmamız da bu düşüncenin somut bir örneği oldu. İlk bakışta bu ortam “ aylaklık etmeyi” çağrıştırıyordu. Ancak Russell’in savunduğu aylaklık hiçbir şey yapmadan vakit geçirmek değil, insanın zihinsel ve kültürel gelişimine katkı sağlayan etkinliklere zaman ayırabilmektir. Biz de aramıza katılan yeni arkadaşlarla birlikte tam olarak bunu yaptık.

Buluşma boyunca kitabın ileri sürdüğü fikirleri tartıştık ve birbirimizin yorumlarından yeni bakış açıları kazandık. Kitap üzerine yapılan her değerlendirme yalnızca okuduğumuz metni anlamamıza değil, aynı zamanda çalışma ve boş zaman üzerine yeniden düşünmemize katkı sağladı. En çok da uygulama alanı imkansız gibi görünse de kamuda çalışma saatlerinin kısaltılması fikri üzerinde durduk.

Çimlerin üzerinde ve ağaçların arasında, açık havada geçirilen bu zaman, kitabın savunduğu boş zaman anlayışını da görünür hale getirdi. Günlük yaşantımızda ve çalışma hayatında sürekli olarak koşuşturma içinde olmamız gerekmiyor. Bazen bir ağacın altında oturup iyi bir kitap okumak, okuduğumuz kitap üzerine arkadaşlarımızla konuşmak, aynı fikirde olmasak bile düşünceleri paylaşmak Russell’in da  üzerinde durduğu gibi aylaklığın ne kadar üretken olabileceğini gösteriyor.

Zamanın nasıl geçtiğini anlamadan süremiz dolmuştu ve işlerimizin başına dönmek zorundaydık, ama kısa zaman diliminde yani çalışma hayatının içerisinde kendimize yarattığımız boş vaktimizde “Aylaklığa Övgü” kitabının yalnızca okunduğu ve üzerinde konuşulduğu değil , yaşandığı da bir etkinlik yapmış olduk.

Toplantımız bittikten sonra ise bahçede biraz daha aylaklık yapıp, dut ağaçlarının cömertliğinden faydalandık. Böylece Russell’in aylaklığına kültürel bir boyut eklerken, doğanın sunduğu imkanları da değerlendirmiş olduk. Doğanın ve birlikte zaman geçirmenin keyfini çıkarttık.

Bu toplantımızda Bertrand Russell’ın fikirleriyle tanıştık, eseri hakkında keyifli sohbetler gerçekleştirdik.

Gelecek toplantımızda, yeni kitabımızla birlikte Eylül ayında yeniden buluşacağız. Tüm üyelerimizi aylaklık etmeye, okumaya ve sohbet etmeye bekliyoruz.

Çünkü René Descartes’ın da dediği gibi:

“İyi kitaplar okumak, geçmiş yüzyılların en iyi insanlarıyla sohbet etmek gibidir.”

Üyemizden S.K.

Scroll to Top